Endüstri İçgörüsü – Otomotiv

Brexit… Üç yıl önce düzenlenen referandumdan bu yana belki de en çok tartışılan konu. İster “ayrılmak isteyenler” tarafında olun ister “kalmak isteyenler”, 31 Ocak 2019 tarihinde İngiltere’nin AB’den ayrılmasından kaynaklanan şiddetli gerçek gittikçe yaklaşmakta olup ‘anlaşmasız’ Brexit, riski gibi bir sonucun doğması oldukça gerçekçi. Böyle bir durumun meydana gelmesi halinde İngiltere, Gümrük Birliği’nden ve tek pazardan bir gecede ayrılacak ve İngiltere-AB ticaret şartları, sınır gecikmeleri ve malların muhtemel ücretlerinde artış vb. sonuçları dalgalandırabilecek Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarafından belirlenmek zorunda kalacaktır. Anlaşmasız bir Brexit’in doğuracağı etkiler, en şiddetli derecede Otomotiv endüstrisinde hissedilebilir. Bağlamı uygulamak amacıyla otomotiv endüstrisi, İngiltere’de üretim tesisleri olan pek çok otomobil üreticisiyle Avrupa’daki en entegre endüstrilerden bir tanesidir ve dolayısıyla bu etkilerin “sismik” ölçekte olabileceğini göstermektedir. Aslında İngiltere ve AB otomotiv sektörleri, tek bir aracın yaklaşık 30,000 parçadan oluştuğu ve bu parçaların çok kez sınır ötesinden tedarik edildiği tam zamanında tedarik zincirlerini hızlandırabilsinler diye büyük ölçüde sürtünmesiz ticarete bağlıdır.

Almanya’nın VDA (Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği) Başkanı Bernhard Mattes 100’den fazla üretim tesisi ile İngiltere’nin Alman otomotiv endüstrisinin değer zincirinde yer alan “tam entegrasyon sağlamış bir oyuncu” olduğunu ifade etmiştir. Benzer şekilde Fransız Otomotiv Endüstrisi Birliği (CCFA) Başkanı Christian Peugeot da “Brexit, yalnızca İngiltrere’nin sorunu değil. Hepimiz, Avrupa otomotic endüstrisi ve hatta daha fazlası için endişe duyuyoruz.” demiştir. Aslında AB’de yer alan 23 otomotiv işletmesi birliğinden gelen kıdemli temsilciler, ‘anlaşmasız’ Brexit’e karşı ortak bir önlem bildirisi hazırlamıştır. İngiltere’de 30’dan fazla otomotiv üreticisi, 2,500’den fazla tedarikçinin desteklediği 70’den fazla otomobil modeli üretmiştir.Ayrıca AB’de otomotiv üreticileri, 27 ülkede 390 adet otomobil montaj ve üretim tesisi işletmektedir. AB’de monte edien otomobillerin yaklaşık %10’u İngiltere’ye gönderilecektir çünkü üreticiler, halihazırda tek pazar avantajlarından faydalanmaktadır.

Muhtemel ‘anlaşmasız’ Brexit’ten kaynaklanan otomotiv sektörü içerisinde meydana gelecek olan bahsi geçen “sismik” etkiler, İngiltere ve AB için toplu maliyetlere 5.7 milyar Euro ekleyen Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarife ihtimali ile daha da belirgin hale gelmektedir. Bu da kanalın her iki tarafında tüketici seçimini ve alım gücünü olumsuz yönde etkileyecektir. Açıkça belirtmek gerekirse meydana gelebilecek her türlü finansal kayıp, üreticiye zarar verecektir ve Brexit’in sonucuna bağlı olarak otomotiv endüstrisinde faaliyet gösteren üreticiler için ufukta önemli kayıplar olabilir. Ancak üreticilerin işletme faaliyetleri açısından kayıp yönetimine ilişkin proaktif bir tutum sergilemelerinin ne kadar büyük bir önem taşıdığı da yeterince açıktır. Faaliyetlerindeki kaybı tanımlayabilen, ölçebilen ve ortadan kaldırabilen bir üretici, kontrol edilemeyen dış faktörler meydana geldiğinde bunlarla mücadele etmek için çok daha sağlam bir pozisyonda olacaktır. Günümüzde politik faktörler baskın bir sorundur ancak önümüzdeki sene bu sorun, çevresel faktörler olabilir, bir sonraki yıl da bu çevresel faktörlerin yerini teknolojik faktörler alabilir. Yani anlatmak istediğim nokta şu: Bu tür zorluklar baş gösterdiğinde ki gösterecekler, üreticiler, “ellerinden geleni yapmalıdır”.

Potansiyelinizi ortaya çıkarın.
Etkin kaynak yönetimi
için tek bir çözüm.
İsim*
Consent*